Vazgeçmek insanı aşktan uzaklaştırıyor. Sanki sevse vazgeçmezdi diyor insan ama bir yandan da aşkın kalıcı bir duygu olmadığını, zamanla sevgiye, alışkanlığa, bağlılığa döndüğünü sadece ben değil bütün dünya söylüyor.
Âşıkken kalbiyle görür kadınlar. Tutku dindikten, aşk şarabı kana kana içildikten sonra sıra kendini güvence altına almaya gelir. İşte o zaman kadınların zekâları adeta zalimleşir; acımasız olurlar.
Kadınlar hep aşk sonsuz olsun isterler. Oysa aşk, her zaman sonsuzluğa özense de bir fırtına gibi, bir kez durulunca bir daha kolay kolay derinleşmeyen bir tutkudur.
"Aşk çok güçlü bir heyecandır, hem derin hem çok yüksek bir duygu yumağıdır. İnsanın yaşama sevincini, enerjisini, artıran, gözlerini parlatan, güzelleştiren, sağlık kazandıran ve en önemlisi onu mutlu eden bir duygudur."
Aslında aşkların çoğu kaynağını işte bundan alır. Sevilmeyi sever insanlar. Böylece kendi seçtiklerine değil, onları sevme cesaretini gösterene âşık olurlar.