-Bir defasında güneşin batışını kırk üç kere gördüm!
-Hani... çok üzgünken günbatımlarını severiz ya...
-Kırk üç defa izlediğin gün o kadar üzgündün yani?
Kenan, hayatı boyunca sorumluluk almamış bir adam, hep sevilmiş ilgi görmüş ama o gerçekten kimseyi sevmemiş, biri için bir şey yapmamış,yakışıklı ve yakışıklığının her kapıyı açtığını düşünen, tüm kadınların ona ilgi gösterdiğini, hatta kadınlarının kölesi olduğunu düşünen narsist bir adam. Fadi ise tam tersi, hayatı hep zorluklarla geçmiş bir kadın, Kenana deli gibi aşık ve onun metresi olmayı kabul edecek kadar seven bir kadın.
Kitap boyunca Fadi, Kenan ve Handan'ın hikayelerini ve terapideki görüşmelerini okuyoruz. Hepsinin hikayesi ayrı ayrı etkileyiciydi.Fadi anlattıkça Kenana kızdım. Kenan anlattıkça aslında onu da anlamaya başladım. Handan anlattıkça yine Kenan'a kızdım
İnsanoğlu çocukluk yıllarında henüz tam bir heykel gibidir; hayat da onu ince oyan usta bir heykeltıraş... Ama bazen keskiyi öyle bir savurur ki, heykelin bir parçası kopuverir.