Sokrates’e nereli olduğu sorulduğunda, “Atinalı” değil, Dünyalı” diye cevap verirmiş. Hayal gücü diğer insanlara göre daha geniş ve daha dolu olan Sokrates, ayaklarının ucundan başka bir şey görmeyen bizlerden farklı olarak evreni kendi içinde yaşadığı şehir gibi kavrıyor ve bildiklerini, toplumuna ve insanlığa karşı duyduğu sevgiyi bütün dünyaya adıyordu.
İnatla itiraz etmek herkesin bildiği bir davranıştır ve genellikle en aşağılık ruhlarda görülür. Fikrini değiştirmek ve kusurlarını düzeltmek, bir tartışmanın en canlı yerinde kötü kararından vazgeçmek ise tam tersine nadir rastlanan, güçlü ve felsefi bir niteliktir.
Tutkulu ve şanlı bir hayat sürdürmek için düşünüldüğününün tersine tedbire ve kuşkuya daha az yer vermek, onları hayatımızın dışında tutmak gerekir. Korku ve güvensizlik kötülükleri davet eder. 
Hiçbir zaman şimdiki zamanda değiliz. Her zaman gelecekteyiz. Korku, arzu, umut bizi geleceğe doğru yönlendiriyor ve bu arada bizi mantıktan uzaklaştırarak gelecekteki ne olacağı düşüncesiyle oyalıyor ancak belki de o gelecekte biz var olmayacağız bile.