"Güvenilmez olduğumdan benden hoşlanmadığını sanıyordum. Şimdi ne demeye çağırıyorsun beni?" Bu seferde Bast güldü. "Yolda kurtlar saldırır da ben sizi onlara yem edip kaçarsam diye korkmuyor musun?"
"Korkmuyorum."
"Yapamam diye mi yoksa?"
"Yapmazsın diye."
Nos'un pembe yanakları benden uzaklaştığında kara gözleri bir kez daha yıldızlarla doluydu. Çünkü onun gözleri bana bakarken hep tertemiz bir gecenin göğüne benzerdi.
"Senin gözünde ben kimim?"
"Nos'sun," dedim sonra. Çok güç olsa da yine. Bir kez daha. Bin kez daha yapabileceğim gibi. "Benim Nos'umsun. Yıldızımsın. Karanlık, onun olduğunu düşünüyorsa da sen benim aydınlığımsın işte."