Erhan Çağlar ÇETİN

Erhan Çağlar ÇETİN
Tarihi sürece bakınca 1500'lü yıllar ile 1800'lü yıllar arasında çok fark yok ama 1990 ile 2019 arasında inanılmaz farklar var. Tarihi süreçlerin uzunca bir süre durağan seyretmesi ve son yılların yakalanamayan hızı... Hayata bakış, yapılan iş, oynanan oyun velhasıl hemen her alanda inanılmaz bir hız ve sürekli değişen bir kültür. Dedemin oynadığı sokak oyunları ile babamın oynadığı oyunlar aynıydı ama benim oynadığım oyun ile kardeşimin oynadığı oyunlar bile değişiklik gösteriyor. Ahir zaman hızı mı yoksa tüketim hızımı bilemeyiz ama sanki kendi sonumuzu çabuklaştıracak bir hıza sürükleniyoruz. (gecenin 2'sinde beyin farklı şeyler düşünüyor. 😀)
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bu topraklarda yaşayan insanların kederleri farklı olsa da kaderleri birdir.
Çok gülen bir insan uzun süre devam etse gözlerinden yaş gelir, ağlayan biri uzun süre sonra sinirden güldüğünü hisseder. Hızlı giden arabanın tekerine baksanız ters dönüyor gibi görünür. Haddini aşan her duygu zıttına dönüşür. Haddinden fazla sevdin şimdi nefrete dönüştü.
Kişileri, durumları, olayları kısacası hayatı siyah ya da beyaz ekseninde değerlendirdiğimiz için bu denli fevri ve taraftar vari bir anlayışa hakimiz oysaki hayatın bütününde grilik hakimdir. Kiminin beyazı fazla kiminin siyahı ama gridir.
Sahte ne gerçek ne hakikati kaybettirmeye yönelik bir yüzyıldayız. 21. yy'ın ana konusu insana kendi inandığı hakikati kaybettirmek yani dinini sorgulatmak, değerlerini sorgulatmak, kültürünü sorgulatmaktır. Abdullah ÇİFTÇİ