"Sabit bir hayat aramaktadır insan; korkuların acıların olmadığı ve risklerin bulunmadığı. Heyecanlı Heyecanlı geçişleri engelleyerek tehlikeleri aklınca yok etmek ister. Oysa yok ettiği şey kendi varlığıdır, kendisidir. İnsan her şeyi sabitleyerek ruhunu felç etmektrdir. Halden hale geçemeyeceği, zahiren sorunsuz ama gerçekte durağan bir hayat yaşayarak terakkisini durdurmakta ve yokluğa karışıp gitmektedir. "
"İnsanlar, bu dünyada asıl yurtlarına doğru deniz yolculuğu yaparken bazı ihtiyaçlarını temin etmek üzere bir adaya uğrayan yolcular gibidir. Bu yolculardan bir kısmı ihtiyaçlarını giderip hemen gemiye geri döner ve en rahat yere otururlar; bazıları adanın güzelliklerine kapılıp oyalanırlar, bu yüzden gemiye geç geldikleri için hem uygun yer bulamazlar hem de adadan topladıkları çiçekler, kıymetli taşlar yolculuk boyu başlarına dert olur. Bir grup ise gemiyi büsbütün unutarak tabiatın çekiciliğini kendini kaptırır ve geminin kalktığını bile fark etmezler ; sonunda acılar içinde kıvranarak ölürler. İşte dünyanın çekiciliğini kapılarak ölümden sonraki hayatı unutanların akıbeti budur." Filozof Kindi.
... Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz düzen hep öyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışık söner, her şey darmadağın olur.
Dost olmadığınız yakın komşunuzla aranızdaki boşluk, aslında yedi kıta ve yedi deniz ötesinde yaşayan sevdiklerinizle aranızdaki boşluktan daha büyüktür. Zira anıların mesafesi olmaz.