Erdem ÇOMAK

Erdem ÇOMAK
@E_Comak
Bir maskenin ardında okuyor biraz da yazıyor. Tek yapmaması gereken konuşmak. Konuşursa maskenin ne kıymeti kalır ki...
Beyaz Kral
-Yolum neden bu kadar uzun?Neden yürü yürü bitmiyor?Neden hep başladığım noktaya geri dönüyorum?Niye bekleyen hep ben oluyorum?Niye sürekli ben ona yürüyorum?Neden o bana hiç ilerlemiyor?Neden sessizliği hep ben bozuyorum?Bundan artık bıktım.Eğer bu bir oyunsa hiç eğlenceli değil.Artık sabrım kalmadı.Çok sıkıldım.Çok sıkıldım.Çok sıkıldım.Belki de artık başka bir yolda yürümenin vakti gelmiştir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir şiir bırak kendine...
Yeşil çimenlere Bugün Yeşil güneşler doğdu kelebeğim. Ben çocuktum bugün, Yeşil gözlerinde. Elimde yüzümde yeşillerle, Çimenlere uzandım yeşilce. Güneş açtı tenimde, Sessizce.
Küçük Kral
Dedim ki 'ne ters gidebilir ki?' Kral, Bay E.nin sesini duyunca elindeki kemik parçalarını büyük ceviz masaya bıraktı. -Anlamadım tam. Bay E.krala keskin bir bakış attı -Yıllar önce kralım...Yıllar önce dedim ki ' Uğruna savaşlar çıkarılacak kadar güzel bir kadın, geleceği nispeten parlak görünen bir erkek ve günden güne mutsuzluğa gömülen bir dünya...Dedim ki ne ters gidebilir ki? İnsanlığın bu denli çocuklaştığı ve bir anneye bir babaya ihtiyaç duyduğu bu zamanda...Belki dünyaya umudun tekrardan gelebileceğine inanarak...Dedim ki ne ters gidebilir ki? O iki insanı birleştirip hani belki bir umut,dünya tekrardan ikisinin tohumundan yeşerirse dedim.Dedim ki ne ters gidebilir ki? -Eee ne ters gitti? -Sevginin doğasını yanlış anlamışım.İki insanın birbirini sevmesi nedenlere bağlı değilmiş.Sevginin bir mantığı yokmuş.Birisi sevmeyi beceremedi ötekiyse sevmemeyi...Kendi iplerini yaratıp kendi boyunlarına doladılar.İçlerinden birisi yeryüzündeki herkesi katletti. Kral gülümseyerek masadaki kemik parçalarından birini tekrardan eline aldı.Kemiği incelerken dalgın bir sesle konuştu. -Fazla sevmek külfettir Bay E. Sevmek bizi iplere bağlar.Dur dur...Yanlış söyledim.Fazla sevmek bizi iplere bağlar.Fazla sevmek ve hiç sevmemek...Her şey kararında güzel. -Pişman mısınız Kralım? -Neyden pişman mıyım? -Fazla sevmekten... -Hayır...Biliyor musun her anına değdi.
Küçük Kral
-Mutluluk duası edenlerin içindeki vahşeti ve nefreti görseydin Bay E. bana bir aziz gözüyle bakardın. Ben en azından kendime karşı dürüstüm. Hem kendisine karşı bile dürüst olamayanlardan ne bekliyoruz ki? Bize karşı dürüst olmasını mı? Merhametli olmalarını mı? Hem güçleri olsa onlar bizi öldürmeyecek miydi? Diri diri yakarak çarmıha gererek öldürmeyecekler miydi? Ben sadece onların bana muamele edeceği şekilde davrandım.Onlardan alacağımı onlardan önce onlara verdim.Ben yeryüzünden canavarları defettim. Farkındayım,bunu bir canavara dönüşerek yaptım.Bazen ne diyorum biliyor musun? Keşke güzel şarkı söyleyen birisini sağ bıraksaydım.İkimiz de herhangi bir şarkıyı güzel söyleyemiyoruz.Güzel bir şarkı için şu an ruhumu satabilirim.Güzel bir şarkı en korkunç canavarın bile içini okşar.
Beyaz Kral
-Yeni yıla aşkla ve umutla girelim E. Kral kesik bir kahkaha attı.Kahkahası keskin bir öksürükle bölündü.Öksürdü.Elini ağzıyla sildi.Eline bulaşan kana bakakaldı. -Ölecek miyim Bay E. -Herkes ölür kralım. Kral diğer elindeki kadehi kaldırdı.Gülümsedi. -O zaman kanla ve gözyaşıyla dolu bir yıla içelim. Hem umut neymiş ki? Belki gelir umudu, belki sever umudu, mutluluk umudu, yaşama umudu neymiş ki? Umut dediğimiz ne ki? Gecenin en karanlık vaktinde açan bir çiçekten başka ne ki? Geceyi uzatmaktan başka ne marifeti var ki? Hayır Bay E. Umut denen işkenceye kadeh kaldırmayacağım. Umut ederek beklediğim onca yılı unutmadım. Kimse gelmedi E. Ben de bu yeryüzünde kimseyi sağ bırakmayacağım. Kaldır eski dostum kaldır. Elindeki bardağı benim için kaldır.