Dedim ki 'ne ters gidebilir ki?'
Kral, Bay E.nin sesini duyunca elindeki kemik parçalarını büyük ceviz masaya bıraktı.
-Anlamadım tam.
Bay E.krala keskin bir bakış attı
-Yıllar önce kralım...Yıllar önce dedim ki ' Uğruna savaşlar çıkarılacak kadar güzel bir kadın, geleceği nispeten parlak görünen bir erkek ve günden güne mutsuzluğa gömülen bir dünya...Dedim ki ne ters gidebilir ki? İnsanlığın bu denli çocuklaştığı ve bir anneye bir babaya ihtiyaç duyduğu bu zamanda...Belki dünyaya umudun tekrardan gelebileceğine inanarak...Dedim ki ne ters gidebilir ki? O iki insanı birleştirip hani belki bir umut,dünya tekrardan ikisinin tohumundan yeşerirse dedim.Dedim ki ne ters gidebilir ki?
-Eee ne ters gitti?
-Sevginin doğasını yanlış anlamışım.İki insanın birbirini sevmesi nedenlere bağlı değilmiş.Sevginin bir mantığı yokmuş.Birisi sevmeyi beceremedi ötekiyse sevmemeyi...Kendi iplerini yaratıp kendi boyunlarına doladılar.İçlerinden birisi yeryüzündeki herkesi katletti.
Kral gülümseyerek masadaki kemik parçalarından birini tekrardan eline aldı.Kemiği incelerken dalgın bir sesle konuştu.
-Fazla sevmek külfettir Bay E. Sevmek bizi iplere bağlar.Dur dur...Yanlış söyledim.Fazla sevmek bizi iplere bağlar.Fazla sevmek ve hiç sevmemek...Her şey kararında güzel.
-Pişman mısınız Kralım?
-Neyden pişman mıyım?
-Fazla sevmekten...
-Hayır...Biliyor musun her anına değdi.