Kral yüzünü buruşturdu.
-Karşılıksız sevmeleri sevmiyorum. Seviyorsun sevilmiyorsun. Ben ne anladım o işten. Ayrılık olsun ona razıyım bak. Ne de olsa birbirini seven iki insan ayrılıyor. Aynı acıyı paylaşıyorlar. Ama karşılıksız seven öyle mi? Tüm acıyı tek başına yükleniyor sırtına. Bir kere adil değil ki. Zalimce bir şey. Ne gibi biliyor musun? Seni karanlık bir odadan çıkarması için takip ettiğin bir fenerin seni daha karanlık bir odaya bırakıp tüm ışığını kesmesi gibi bir şey. Karşılıksız seven bir insanı da o insanı sevmeyen insanı da sevmiyorum. İkisinden de nefret ediyorum.
-Ne kadar nefret ediyorsunuz?
-Diri diri yakacak kadar. İkisini de birbirine bağlayıp yakacaksın. Benim dünyamda çok sevenlere de az sevenlere de yer yok.