ƥelif

Memleketim: Ankara ovasında keçiler: Kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması. Yağlı, ağır yağlı fındığı Giresun’un. Al yanakları mis gibi kokan Amasya elması, Zeytin İncir Kavun Ve renk renk Salkım salkım üzümler Ve sonra karasaban Ve sonra kara sığır Ve sonra: ileri, güzel, iyi Her şeyi Hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır Çalışkan, namuslu, yiğit inanlarım Yarı aç, yarı tok Yarı esir…
Sayfa 51
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Memleketimi seviyorum: Çınarlarında kolan vurdum, hapishanelerinde yattım. Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı Memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.
Sayfa 50
En güzel deniz: Henüz gidilmemiş olanıdır. En güzel çocuk: Henüz büyümedi. En güzel günlerimiz: Henüz yaşamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: Henüz söylememiş olduğum sözdür.
Sayfa 49
23 EYLÜL 1945 O şimdi ne yapıyor Şu anda, şimdi, şimdi? Evde mi, sokakta mı, çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı? Kolunu kaldırmış olabilir, — hey gülüm, beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi!..- O şimdi ne yapıyor, şu anda, şimdi, şimdi? Belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor. Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir, — her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren sevgili, canımın içi ayaklar!.. - Ve ne düşünüyor beni mi? Yoksa ne bileyim fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi? Yahut, insanlarn çoğunun neden böyle bedbaht olduğunu mu? O şimdi ne düşünüyor, Şu anda, şimdi, şimdi?...
Sayfa 48
"Quand la populace se mêle de raisonner, tout es perdu." (Halk kendi kendinin yargıcı olmaya kalkışınca her şey yitirilir.)