Her hareketimizden önce bütün sonuçlarımızı tahmin etmeye çalışsak, bunları ciddi olarak düşünsek , önce kesin sonuçları , sonra olası sonuçları , sonra rastlantısal sonuçları , daha sonra da hayali sonuçları düşünmeye kalksak , kımıldayamayız bile , tek bir adım atamayız.
Herkes bilir ki , mükemmelliğe giden yol taşlıdır ve erdem de bu yolda her zaman engellerle karşılaşır , günahı ve kötülüğüyse şans öylesine destekler ki , genç kız daha asansörün kapısına gelir gelmez kapılar açılır.
Zaman geçtikçe , birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken , vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık , bu da yetmiyormuş gibi , gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz , ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.