Sevginin ilk dersi sevgiyi istemek değil, sadece vermektir. Bir veren ol. İnsanlar ise tam tersini yapıyorlar. Onlar verirken bile, sadece sevginin geri dönmesi düşüncesiyle veriyorlar. Bir pazarlık bu. Paylaşmıyorlar, göz ucuyla geri gelip gelmeyeceğini izliyorlar. Çok zavallı insanlar çünkü sevginin doğal işleyişini bilmiyorlar. Sen sadece akıt o gelecek. Ve eğer gelmiyorsa, endişelenecek bir şey yok çünkü bir aşık sevmenin mutluluk olduğunu bilir.
Bir tohum var ama o, çiçek açmak zorunda. Sen tohumu taşıyıp duruyorsun, hiçbir arı ona gelmeyecek. Sen hiç arıların tohuma gittiğini gördün mü? Arılar, tohumların çiçek açabileceklerini bilmiyorlar mı? Fakat onlar çiçek haline geldiğinde arılar gelir. Bir çiçek ol, bir tohum olarak kalma.
Şu an olan şey bir çeşit cinsiyetsizsizlik; erkek giderek kadınsılaşıyor, kadın giderek erkeksileşiyor. Er ya da geç tüm ayrımlar kaybolacak. Çok renksiz bir toplum olacak, çok sıkıcı olacak.
Tüm bilgiler, tüm koşullanmaların, tüm büyüme sürecin aldığın eğitim, içinde yaşadığın toplum ve medeniyet. Bunlar seni ve anlayışını hapseden o kabuğu oluşturmaktalar.