Mutluluğumu anlattım, bozmaya çalıştınız. Derdimi anlattım, dertlenip belki derman olursunuz diye daha da dert oldunuz. Acım neşeniz, sevincim hüznünüz oldu. Ve ben bugün anladım ki insan insana yüktür, ötesi değil.
Bir devlette yurttaşların hem zenginlik peşine düşmeleri hem de ölçülü, tokgözlü olmaları mümkün müdür? Bu iki şeyden birini gözden çıkarmak şarttır değil mi?