Tinsel ya da toplumsal her türlü önyargıdan ne kadar uzak durursak duralım, bir ölçüde etkilerinde kalırız, hatta yașayıșıyıșımızı bunların en iyileri uydururuz. Böylece uyumsuz insan gerçekten özgür olmamış olduğunu anlar. Daha açık konuşmak gerekirse, umut, ettiğim ölçüde, bana özgü bir gerçeğin, bir varoluş ya da yaratıș biçiminin kaygısını duyduğum ölçüde,sonra yaşamımı düzenlediğim be böylece onun bir anlamı olduğunu benimsediğimi tanıtladığım ölçüde, kendime engeller yaratır, yașamımı bu engellerin içine kapatırım. Bende ancak tiksinti uyandıran ve, şimdi iyice görüyorum, insan özgürlüğünü ciddiye almaktan başka bir şey yapmayan birçok kafa ve yürek memurunun yaptığını yapmış olurum.