Genç ruh, yok ediciyle evlendiğinde, hayatının bir açılım olması beklenen bir döneminde esir düşer ya da denetim altına alınır. Özgürce yaşamak yerine, sahte bir hayat yaşamaya başlar. Yok edici , kadını aldatır ve aslında onu öldürmeyi planladığı halde şu ya da bu şekilde onu kraliçe yapacağı vaadinde bulunur. Tüm bunlardan bir çıkış yolu vardır, ama bir anahtara sahip olmak gerekir.
Kendi temposuna ısrar etmeyen, çekingen, Tanrı'sından ya da Tanrılarından ayrı düşmüş, kendini yenilrmekten uzaklaşmış, içgüdülerini yitirmiş biri için en güvenli yer olduğundan ev hayatına, entelektüelliğe, işe ya da tembelliğe çekilmiş biri olmak.
Benim de dahil olduğum 2. Dünya Savaşı sonrası kuşağı, kadınların çocuklaștırdığı ve mal muamelesi gördüğü bir zamanda büyüdü. Nadastaki bahçeler gibi korundular... ama ne mutlu ki, her zaman rüzgarla gelen yabanıl tohumlar vardı. Yazdıkları şeyler yetkin görülmede de, kadınlar bir şekilde hep ıșıldadılar...