İnsan şeyleri her zaman bütün olarak ve kendi bağlamlarında net bir şekilde görmeye cesaret edebilseydi ve onlara görmeyi arzu ettiği renkleri atfetmekten kararlı bir şekilde sakınabilseydi sonuç olarak ikisinden de kaçınabilirdi. (Aşırı acı ve ölçüsüz sevinç )
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakat acı, hayat için özsel niteliktedir ve yoğunluğu öznenin doğası aracılığıyla belirlenir, dışsal olmaları nedeniyle ani değişikliklerin acının yoğunluğunu değiştirememeleri bu yüzdendir; hal böyleyken aşırı şevinç ya da acı her zaman bir yanılgıya ve kuruntuya dayanır. Sonuç olarak duygu durumunun her iki yöndeki aşırı geriliminden içgörüyle kaçınılabilir. Ölçüsüz sevinç hayatta bulunması hiç mümkün olmayacak bir şeyi bulmuş olma kuruntusuna dayanır: Acı veren, sürekli yeniden doğuran arzuların ya da endişelerin daimi olarak tatmin edilebileceği kuruntusuna. İnsan bu tür her kuruntudan ileride kaçınılmaz olarak vazgeçmek, kuruntu ortadan kalktığında da bunu sevincine neden olan şey kadar derin acıyla ödemek zorunda kalır.
Biz çoğu zaman acımızın sadece belirli bir dış bağıntıdan kaynaklandığını görürüz ve bir tek bunun aracılığıyla gözle görülür şekilde üzülüp sıkılırız. Bunun ortadan kalkması durumunduysa en büyük memnuniyetin gerçekleşeceğini düşünürüz. Tek başına bu yanılsamadır. Büyünü dikkate alındığında acımızın ve esenliğimizin ölçüsü, bizim hipotezimize göre, her bir an için öznel olarak belirlenir; nitekim başka zaman dağınık halde bulunan tüm kötü sıvıları kendine çeken bir vezikül vücut için neyse keder için de bu dış sebep aynı şekilde sadece odur.
Keyfimizin ya da üzüntümüzün derecesi her zaman aynı olmuyorsa, o zaman bu görüşe göre bunu dış koşulların değişmesine değil iç koşulların, yani fiziksel durumun değişmesine yoracağız.
Memnuniyetsizliğimizin kaynağı, isteklerin katsayısını yukarı çekme çabamız sürekli yenilenirken bunu önleyen diğer katsayının hareketsizliğinde yatar.