Şefika hanım, İsmail Gaspralı’nın kızı.İsmail beyin Kırım’da başlayıp tüm Rusya’ya yayılan “Türk Eğitim Reformu”nun ne zor süreçlerden geçilerek başarıya ulaşma yolunda çekilen zorlukların, Şefika hanım’ın da bir çok yerde önemli yerlere gelmesinin,eğitimci ve hatta milletvekili olmasının,yaşanan sürgünlerin,dayısı Yusuf Akçura’nın Türkçülük üzerindeki emeklerinin,Kırım Tatarlarının çektiği zorlukların iki hikaye üzerinden anlatıldığı bu kitabı çok severek okudum. İlk hikayemiz Bilge üzerinden.Bilge kendi iş yoğunluğuna o kadar dalmış ki hayatın akışını,eşi Haldun’u ve kızlarını ve hatta annesini ve abisini biraz geri planda bırakmış.Bir gün annesi yoğun bakıma alındığında kendisi için de zor süreçlerden geçiyordu. Annesinin yanına geldiğinde bir şekilde annesinin ona bıraktığı bir mektupla annesine ait tamamlanamamış bir çalışmayı buldu. Annesinin doktora tezi olan İsmail Gaspralı bey ile ilgili olarak kızı Şefika hanıma ulaşıp ondan bir kaç günde bir buluşma randevusu alıp o günleri hem babasının çabalarını hem Şefika hanımın emeklerini hem de Kırım tatarlarının yaşadığı zorlu günleri,Rusya’nın da o dönemki siyasi süreçlerini ele aldıkları notlarını Münevver hanım kızının tamamlamasını istemiş. Bunun üzerine defterdeki notlarla, annesinin tezi ile Bilge’nin hayatında başka bir sayfa açılıyor. Hastane odasında annesinin başını beklerken o defterdekileri okuyarak annesine dair bilmediği geçmişi de öğreniyor. Kendi hayatını da sorguluyor. Çok güzel bir kitaptı. Anlatımı sade ve anlaşılır. Ben İsmail Gaspralı hakkında bilgi sahibi olduğum için sanırım daha çok sevmiş olabilirim.