Çok duygusal bir kitaptı, ilk kez Kemal Varol okudum ve anlatımı çok sevdim
Fransa’da Göçmenlerin Geri gönderme merkezine gelenler arasında sessiz, neredeyse kendini bile bilmeyen, dünyaya boş boş bakan biri, bir kaç dilde kim olduğuna dair sorular sorulsa da sanki yanında kimse yok gibi havaya bir şeyler yazan göçmen
Eleonore, göçmen merkezi müdürüdür. Hiçbir şekilde sessiz göçmenle iletişim sağlanamayınca onun yıkanması için götürdüğü kısımda boynundaki muskasını emanet olarak alıp İçinde ne olduğuna bakmak için açtığında bir flash bellek buluyor ve onu kimseye söylemeden cebine atıyor. Bu göçmen hakkında belki bir şeyler bulurum umuduyla evine gittiğinde bakmayı planlıyor. Bir kaç saat sonra flashı bilgisayara taktığında bu sessiz göçmenin hayat hikayesinin yazılı olduğunu görüyor ve merakla okumaya başlıyor.
Kitap bir Eleonore’nin günleri ve geçmişine dair konular bir sessiz göçmen Kenan’a dair flash bellekten çıkan, Kenan’ın kendi yazdığı hayatını anlattığı bölüm üzerinden gidiyor.
Eleonore’nin günlük hayatın ilerleyişi, geri gönderme merkezinde yaşananlarla, içinde yarım kalan bir aşkı, Julien’in onu nasıl yarım bıraktığını, içinden atamadığı gönül yarasını da okuyoruz.
Kapaktaki saatin üzerindeki her bir simgenin kitaptaki bölümlerle ilgisi var. Kenan’ın hayatına dair önemli simgeler.
Kenan ve ailesinin yaşadığı Arkanya kasabasında geçen bir hayatın izleri.
Hüzünlü bir hikayeydi