Gümüş Yürek 3 bitti ve şu an içimde tuhaf bir his var; sanki eve gelen misafirler, o gürültülü sohbetler, kahkahalar ve dertleşmelerin ardından evden gitmiş ama arkalarında, duvarlarda yankılanan sesleri bırakmışlar o sesler ise duvarlardan asla silinmeyecekmiş gibi…
Zaina karakteri geri döndüğünde onu ne kadar özlediğimi fark ettim. Tablodan eksilmiş bir renk tekrardan yerine yerleşmiş gibiydi. Zaina ve Bast sohbetleri (sohbet denebilirse tabii) harikaydı. Ayrıca Bast karakterine birçok yerde sıkı sıkı sarılmak istedim. Gerçi buna pek izin vermezdi diye düşünüyorum. Doktor, bilge olmadığını söyleyip ardından duyduğum en bilgece konuşmaları yapan kişiydi. Bütün karakterleri ayrı ayrı ve hepsini farklı yönleriyle çok seviyorum.
Karakterlerin hastalanmaları, Eira'nın birilerinin nasıl hissetiğini tahmin etmesi ve bizim gerçekten o tahminlerin tamamen gerçek olup olmadığını bilmeyişimiz bile günümüzde hissettirdi. Ayrıca durmadan hasta olan bana bu durum çok iyi geldi. Az uyuyunca, yemek yemeyince, mevsim geçişlerinde ya da en basitinden üşüyünce hasta olmanın normal olduğunu göstermek... Unutmak ve hatırlamanın ne kadar bizden şeyler olduğunu görmek... En basitinden, değişmek... Bu seri bana çok insancıl hissettiriyor.
Serinin en sevdiğim kitabı galiba bu oldu. Betimlemeler ve aksiyonu sanki seviye atlamıştı. Aklımda cevaplanmamış şunu da merak ediyorum diyeceğim bir şey kalmadı. Ağladım, güldüm, heyecan yaptım, gerildim. Yorgun bile hissettim bazen. Her duyguyla bir seriyi bitirdik. Yol bizi seviyor mu siz okuyup görün ama ben kesinlikle bu yolu çok seviyorum. <3