Buradaki insanların nasıl olduğunu soracak olursan, şunu söyleyebilirim: Her yerdeki gibi! İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalan ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı!
T2 B4: üküş tėyin neke korkur biz az tėyin ne basınalım tegelim tėdim tegdimiz yulıdımız
(sayıları) çok diye niye korkuyoruz? Azız diye yenilecek miyiz? Saldıralım" dedim. Saldırdık, talan ettik.
Batı seferi başladıktan kısa bir süre sonra Altay Dağları'na ulaştıklarında, Kapgan Kağan'a hatununun ölüm haberi iletilir. Bu tarihi olay Tonyukuk yazıtının dışında herhangi bir metinde geçmemekle birlikte, bu sayede kağanın katununa verdiği değer de gözler önüne serilmektedir. Türklerde kadının değerini ifade eden en güzel ve özel cümlelerden biri ile karşı karşıya kaldığımızı söylemek durumundayız. Kuzey yüzü 6. ve 7. satırlar: (6) ol sawıg ėşidip kaganım ben ewgerü tüşeyin tėdi (7) katun yok bolmış erti anı yoglatayın tėdi
"(6) O sözü işitip kağanım, " ben karargaha gideyim" dedi. (7) "hatun ölmüş idi, onun cenaze törenini yaptırayım" dedi."