Hayatta öyle anlar vardır ki kendinizi hedefinize tamamen kaptırmış bir halde yürürken aşağı bakmayı unutur ve bunu yaptığınızda kendinizi dizlerinize kadar bataklığa gömülmüş halde bulursunuz.
Çok kayıp verdik ama yıkılmadık. Yenilmedik. Hâlâ savaşıyoruz. Ancak ölenlerin intikamı için savaşmıyoruz. Birbirimiz için savaşıyoruz. Yaşayanlar için savaşıyoruz. Henüz doğmamış olanlar için savaşıyoruz.
Önemli bir şey söyleyecektim. Hatırlanacak bir şey. Ama gözlerine bakarken unuttum. Bizi ayıran o uçurum hâlâ oradaydı ve sorularla, suçlamalarla, suçluluk duygusuyla doluydu fakat bu sadece sevginin ve insan olmanın bir parçasıydı. Her şey çatlak, her şey lekeliydi; zamanda kristal parlaklığıyla asılı kalan ve hayatı yaşamaya değer kılan böyle özel anlar dışında.