Bazen kendi kendimize, çıplak gözle bakınca kolayca göremeyeceğimiz bir denge kurarız. Tamamen rastlantı eseri gibi duran, ancak tümüyle iradi gelişen bu denge bizi derin gerçeklerden uzağa savurur. Algılarımız kayganlaşır. Herkes aynı görece oluşa saplı kalır.
Eskiden, tek gözlü iken daha, kötülüğün, insanın kalbine sığdıramayacağı denli büyük bir şey olduğunu sanırdı. Meğerki kötülüğü kendi kalıbına kesebilirmiş insan; hatta ellerine de.