Bizim arzularımız ve ihtiyaçlarımız annemin de babamın da umurunda değildi. Her şey onların etrafında dönüyordu, bizse onların oyununun piyonlarıydık...
Babam bizimle yaşamıyordu ama her akşam uğruyordu. Genellikle tam uyku vaktinde gelip bizi yatırır ve iyi geceler öpücüğü verirdi. Sabah uyandığımda bu ayrılığın kötü bir rüya olmasını öyle ümit ederdim ki ! .... Babamın yanımızda kalması, yine bizimle oturması için dua ederken uyuyakalırdım.
Saraybosna Radyosu Saraybosna Radyosu, Ingeborg Bachmann ödüllü yazar Tijan Sila tarafından kaleme alınan, savaşın gölgesinde büyümek zorunda kalan bir çocuğun dokunaklı hikayesini anlatan otobiyografik bir kitap.
Hikaye, 1992 yılında Saraybosna kuşatması başladığında henüz on yaşında olan Tijan'ın gözünden aktarılır. Savaşın başlamasıyla birlikte çocukluğun masumiyeti, yerini hayatta kalma mücadelesine bırakır...
Tijan, ilk kez karşılaştığı patlayıcı kokusunu asla unutmaz ve alevler içindeki kentte ergenliğe adım atar. Şehrin harabelerinde dolaşarak ölenlerin veya kaçanların geride bıraktığı eşyaları toplar. Bu eşyaları karaborsada yiyecek karşılığında takas ederek ailesiyle birlikte hayatta kalmaya çalışır.
Kitabın ilerleyen kısımlarında, Tijan ve ailesinin 1994 yılında Almanya'ya sığınma süreci işlenir.
Ancak güvenli bölgeye geçmek, zihindeki savaş gürültüsünü ve yaşanan travmaları hiçbir zaman dindirmeyecektir...
•
Saraybosna Radyosu, bir şehrin yıkılışını bir ailenin savruluşu üzerinden anlatan, okurken insanın boğazını düğümleyen bir kitap. Unutamayacağım kitaplar arasında yerini aldı.
•
#saraybosnaradyosu #tijansila #bookstagram
#bibliophile #kitap
Peygamberin Şarkısı Eilish’in sendika yöneticisi olan eşi Larry, bir protesto sırasında gizli polis tarafından gözaltına alınır ve bir daha ondan haber alınamaz. Eilish, bir yandan kocasını bulmaya çalışırken bir yandan da dağılmakta olan ailesini bir arada tutmaya çalışır. Ancak ülke hızla iç savaşa sürüklenir; sokaklar askerlerle dolar, temel ihtiyaçlara ulaşmak imkansızlaşır…
•
Eilish aslında bizden biri; evi, çocukları ve düzeni için her şeyi göze alan bir anne. Ancak yazar Paul Lynch, bu mücadeleyi o kadar boğucu ve noktalama işareti kullanmadan (bir nefes dahi aldırmadan) anlatıyor ki, okurken karakterle birlikte siz de kapana kısılmış hissediyorsunuz. Dünyanın bir yerinde birilerinin her gün yaşadığı bu 'mülteci olma' durumunu yüzümüze çok sert bir şekilde çarpıyor. Ödüllü ve güçlü bir eser evet, ama benim gibi okurken 'biraz ışık' arayanlar için fazla karanlık kalabilir.
•
Keyifli okumalar, sevgiler…
•
#peygamberinşarkısı #paullynch #bookstagram #bibliophile #kitap