Bir kelimesi olsaydı şimdi bu kahroluşun
Onu haykırırdım
Bir kelimesi olsaydı seni hiç kazanamamış olmamın bu yenilgisinin
Onu haykırırdım
Bir kelimesi olsaydı şimdi içimdeki yok olamayan şu ağrının sesinin
Onu haykırırdım
Bir kelimesi olsaydı bu olamayışının hain acısının tarifinin
Onu haykırırdım
Bir kelime olsaydı şimdi gönlümde bağıran duyguların sessizliğini biliyorum ben diyecek bir kelime olsaydı eğer
Onu haykırırdım
Bir kelime olsaydı şimdi
Onu susmazdım
...azınlığın içinde kalıp adına el alem de denilen o kürenin karşısına geçip bize denk gelen yüzeyine avuçlarımızla dayanmak... ve bir ayağımız geride onu tersine çevirmeye, aksi istikamette itmeye uğraşmak... üstelik o üzerimize evrildikçe, devrildikçe ayaklarımız gitgide toprağa gömülse de buna aldırmayıp inadına yerimizden kımıldamamak...