“Zihin baskı altındayken pozitif veya negatif yöne gidebilir: açılabilir veya kapanabilir. Zihni bir spektrum olarak düşünün; negatif ucunda bilinçsizlik, pozitif ucundaysa hiperbilinç vardır. Zihnin baskı altında hangi yöne gideceğini belirleyen başlıca faktör, kişinin aldığı eğitimdir.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Düşlerle mi boğuşuyorsun?
Gölgelerle mi yarışıyorsun?
Uyurgezer gibi mi hareket ediyorsun?
Zaman geçip gitti.
Hayatın çalındı.
Boş işlerle uğraştın,
Aptallığının kurbanı oldun.”
“Sağır bir insanın duyamayacağı gerçeğini düşün. Öyleyse biz hepimiz duyamayanlardan olamaz mıyız? Hangi duyulardan yoksunuz ki etrafımızdaki bir başka dünyayı göremiyor ve duyamıyoruz?”
Muhabbet Tılsımı, bir paşa konağında geçen ama aslında dönemin insanlarını ve çarpık düzenini eleştiren oldukça keyifli bir kitaptı. Ali Bekir’in yoksul bir aileden çıkıp Adnan Şemi Paşa’nın konağına uzanan hikâyesi boyunca entrika, kaos, bağnazlık, muskalar ve türlü curcunanın içine giriyoruz.
Kitapta özellikle paşanın ikiyüzlü tavırları ve konaktaki insanların çıkar ilişkileri çok iyi yansıtılmıştı. Ali Bekir’in peşine düştüğü “tılsım” meselesi ise sadece bir aşk hikâyesi değil; insanların ilgi görme ve sevilme arzusunu da sorgulatıyor.
En sevdiğim yanı ise tüm bunların mizah ve hicivle anlatılması oldu. Yer yer sinirlendirip yer yer güldüren, su gibi akan bir kitaptı. Ben okurken çok keyif aldım. Yazardan başka kitaplar da okumak isteyeceğim türden bir eser oldu.