Belki de biz, bir kitabın aynı cümlesinin altını çizmişizdir, kim bilir.
İşte bu haberimiz olmadığı halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir, karşılaşmasak bile.
Max Frisch’in "Andorra" adlı eseri, ön yargıların ve faşizmin bir toplumu nasıl adım adım ele geçirdiğini anlatan sarsıcı bir başyapıttır. Oyunda, dışlanan ve "Yahudi" etiketi yapıştırılan Andri’nin, sırf toplum öyle istediği için en sonunda bu kimliği acı bir şekilde kabullenmesi işlenir. Hikayenin kırılma noktası, "Kara Kilise" askerlerinin şehri işgal edip halkı vahşi bir Yahudi Taramasına tabi tuttuğu o dehşet anıdır. Tüm kasaba kendi canını kurtarmak için suspus olurken, uydurma bir yürüyüş analiziyle Andri rızasızca ölüme sürüklenir. Seyirciyi şoke eden asıl gerçek ise Andri’nin aslında bir Yahudi değil, öğretmenin kendi öz oğlu olduğunun anlaşılmasıdır. Bu sarsıcı son, gerçeği bilmesine rağmen kariyerini, toplumsal statüsünü ve itibarını korumak için yıllarca susan öğretmen Can’ın vicdan azabıyla kendini asmasına yol açar. Öte yandan Andri’nin hem sevgilisi hem de üvey kız kardeşi olan Barblin, uğradığı tecavüzün ve kaybettiği ailesinin acısıyla akli dengesini tümden yitirir. Finalde saçları kazınmış halde sokakları beyaza boyayan Barblin, Andorra’nın üstüne sıçrayan kanı kireçle kapatmaya çalışan çılgın bir vicdan sembolüne dönüşür. Mahkeme önünde „Biz suçsuzduk, sadece görevimizi yaptık“ diyen kasaba halkının ikiyüzlülüğü, kariyer ve konfor uğruna nelerin feda edilebileceğini gösteren tokat niteliğindedir. Frisch, insanın kendi konumu ve korkuları için gerçeği kurban ettiği an, kolektif bir cinayetin suç ortağı olacağını yüzümüze çarparak perdeyi kapatır.
Eğer ki vaktim olsaydı, bir oturuşta okuyup bitireceğim bir kitapdı. Gerçekten baya iyimiş. Yazarı tanımıyordum ve tesadüfen denk geldiğim bir kitap. Evet gerçekten çok karakter var ama hepsinin bir amacı var ve çok da başarılı bir şekilde bir araya getiriyorlar. Beklemediğim ve şaşırdığım çok şey oldu. Sadece MUHTEŞEM diyebiliyorum! Tavsiye ederim.
Aslaaaaa bitmeyecek sandım. Emma Scott kesinlikle kitab rafımda yer alabilecek bir yazar değil. Muhtemmelen bu seriyle asla birdaha okumicağım yazarlardan biri oldu.
Gerçekten her türlü kitap okurum ama bu kadar hayal gücü ve saçmalık olmasada olurmuş. Ve +18 olan olayları genç yaş kitlesi olan kitablarda bukadar bu şekilde yer almamalı.
Hayat; yaşam ve ölüm arasında geçen bir savaştan ibaret..
Edebiyatın en meşhur kitabı, belkide üstadların en büyünün haksız ölümü olarak kitabı tanımlayabiliriz.
Bir insanın kendi hayatını savunması ve sonunda ölüme mahkum olması hakkında nedenirki...
Geriye kalan son bir cümle
"...göğsüne vurarak kalbine seslendi, dayan kalbim bir zamanlar daha büyük kötülüklere dayanmıştın.."
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,7bin okunma
Tam bir ters köşe oldum. Çok şaşırdım, güldüğüm oldu, üzüldüğüm oldu ve inanılmaz beğenerek okudum!!
Evet gerçekten çok iyidi. Bu kitabı rafımda uzun bir süre beklettikten sonra kesinlikle tekrar okumak istiyorum.
Ve EVET karakterlerden en çok Jet'ti çok sevdim. Muhtemmeln hepimizin içinde bir Jet yaşıyor. Ailemizi mutlu etmek isteği, kendi gerçekleri ve istenilenlerin arasında bir kayboluş ve uzun bir süre şavaştıktan sonra kendini bulmak...evet öyle oldu diyebiliriz
Jet kendini buldu :)