Günü yaşarken insan,
başına gelecekleri değil;
karşısına çıkanlara
nasıl bir kalple duracağını öğreniyor aslında…
Ben kimsenin zayıflığını güç sanmadım.
Kendime, kalbime yakışmayan
hiçbir duyguyu büyütmedim içimde.
İncitmemeyi bir tercih değil,
bir yaşam biçimi yaptım.
İyiliği ve sevgiyi, bir karşılık için değil;
içimde huzur büyüsün diye seçtim.
Çünkü insan, en çok kendi niyetiyle şekillenir…
Sabrıyla, merhametiyle,
ve o sessiz gücüyle.
Ömrüm, güzel şeyleri “sonra”ya bırakacak kadar uzun değil…
Bu yüzden telaş etmeden,
her yeni günün içinden
kendime uzanan yolu yürümeyi öğrendim.
Hayat sadece yaşatmadı; öğretti de…
Kırıldım, toparlandım.
Hissettim, düşündüm, anladım.
Bazen sustum, bazen büyüdüm.
Ve gördüm ki;
kalpten gelen her güzel davranış,
zamanı geldiğinde mutlaka yerini bulur.