Ebru Tatlı

Ebru Tatlı
@Ebruyuce91
Her şeyini anlattığın bazı kişilerin aklında zamanla, seni nereden vuracağı kalır. Herkese her şey anlatılmaz, bazı yaralarını bazı insanlardan gizli tutman gerekir. Çünkü bazıları yarana yara bandı olur, bazıları ise yarana tuz olur. Bu hafta hayatındaki insanları iyi seçmeyi ve kime ne kadar ne anlatacağını iyi öğren. 🙋‍♀️
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Sinan Akyüz | Ben Amir ılahemırzeyeva9 ️️️️️ Merhaba kitapla nefes alan güzel insanlar.. Ben Amir, bir çocuğun gözünden savaşın, yoksulluğun ve insanlığın vicdan sınavının anlatısı. Bu kitap bize büyük laflarla değil, küçük bir çocuğun sessiz çığlığıyla sesleniyor. Amir’in yaşadıkları, dünyanın bir yerinde çocuk olmanın ne kadar ağır bir yük olabildiğini yüzümüze çarpıyor. Sinan Akyüz, bu romanda sadece bir hikâye anlatmıyor; okuru rahatsız eden, düşündüren ve yer yer utandıran sorular bırakıyor: Biz güven içindeyken, başkalarının hayatı neden bu kadar kırılgan Kitap; savaşın masumiyet üzerindeki yıkımını, kayıpların insan ruhunda açtığı derin yaraları ve umudun en karanlık yerde bile nasıl filizlenebileceğini gösteriyor. Amir’in sessiz direnişi, insan kalabilmenin en yalın hâli. Çocuklar savaş istemez, savaş çocukları seçer. İnsan bazen susarak da bağırır. Umudu kaybeden her şeyini kaybeder. Okurken boğaz düğümleniyor, sayfalar ilerledikçe insanın içi ağırlaşıyor ama tam da bu yüzden okunması gereken bir kitap. Çünkü bazı hikâyeler sadece okunmaz, vicdanımıza emanet edilir. #BenAmir #SinanAkyüz #kitapyorumu #kitapalıntıları #alfa
1000Kitap
Ben AmirSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20231,822 okunma
Yaşamı boyunca insanın yanında iki dostu ve iki düşmanı bulunur , Biri yüreği , diğeri dili... Bunlar ceza da olabilir insana mükâfatta... İnsan yüreğinde ne besleyip büyütürse , Mutlak bir gün onları yaşarken bulur kendini.. Tarla misali biçtirir hayat ektiklerini... Dil deseniz huzurda verir, huzurda kaçırır , Diliyle insan ne zikrederse , Duyacakları da karşılığı olur... Diyeceğim o ki aslında , Dostta uzakta değil, düşmanda yaşam boyunca...🙋‍♀️
Duygu ve Düşünce
🙋‍♀️Georgi Gospodinov – Bahçıvan ve Ölüm Melis ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ Merhaba kitapla nefes alan güzel insanlar.. Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe. Yaşamak, kayıplarla konuşmayı öğrenmektir.. Georgi Gospodinov’un Bahçıvan ve Ölüm’ü, bir babanın kanserle geçen son aylarını ve geride kalan oğlun yasını anlatıyor. Ama bu kitap doğrudan ölümü değil; ölümü beklerken zamanın nasıl büküldüğünü, anıların nasıl üst üste yığıldığını ve çocukluğun sessizce nasıl eksildiğini yazıyor. Gospodinov, hüznün fiziğinden sonra bu kez okuru hüznün botaniği”ne davet ediyor. Yas burada bir çığlık değil; sınıflandırılamayan, adı konulamayan ama herkesin bir yerinden tanıdığı bir hâl. Anılarla, geçmişle ve kaçınılmaz yoklukla örülü bu anlatı; bir ağıt-roman, bir anı-roman, belki de başlı başına bir “bahçe-roman. Babaya, çocukluğa ve vedaya dair bu kadar kişisel bir hikâyenin aynı anda bu kadar evrensel olması kitabın en sarsıcı yanı. Can yakıyor ama bağırmadan; hüzünlü ama tuhaf bir şekilde yatıştırıcı. Babasının sık sık söylediği gibi: Korkacak bir şey yok.Çünkü bunu hepimiz, bir şekilde, deneyimliyoruz. Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde, hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi❓ Sevgi, ölümden sonra bile yönünü şaşırmaz.. İnsan büyüdükçe anlar: bazı vedalar hiç tamamlanmaz.. Her okur bu kitapta kendi kaybına dokunur.
Puan vermedi
Georgi Gospodinov – Bahçıvan ve Ölüm Melis ️️️️️ Merhaba kitapla nefes alan güzel insanlar.. Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe. Yaşamak, kayıplarla konuşmayı öğrenmektir.. Georgi Gospodinov’un Bahçıvan ve Ölüm’ü, bir babanın kanserle geçen son aylarını ve geride kalan oğlun yasını anlatıyor. Ama bu kitap doğrudan ölümü değil; ölümü beklerken zamanın nasıl büküldüğünü, anıların nasıl üst üste yığıldığını ve çocukluğun sessizce nasıl eksildiğini yazıyor. Gospodinov, hüznün fiziğinden sonra bu kez okuru hüznün botaniği”ne davet ediyor. Yas burada bir çığlık değil; sınıflandırılamayan, adı konulamayan ama herkesin bir yerinden tanıdığı bir hâl. Anılarla, geçmişle ve kaçınılmaz yoklukla örülü bu anlatı; bir ağıt-roman, bir anı-roman, belki de başlı başına bir “bahçe-roman. Babaya, çocukluğa ve vedaya dair bu kadar kişisel bir hikâyenin aynı anda bu kadar evrensel olması kitabın en sarsıcı yanı. Can yakıyor ama bağırmadan; hüzünlü ama tuhaf bir şekilde yatıştırıcı. Babasının sık sık söylediği gibi: Korkacak bir şey yok.Çünkü bunu hepimiz, bir şekilde, deneyimliyoruz. Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde, hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi Sevgi, ölümden sonra bile yönünü şaşırmaz.. İnsan büyüdükçe anlar: bazı vedalar hiç tamamlanmaz.. Her okur bu kitapta kendi kaybına dokunur.
1000Kitap
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma