İnsan, çevresinde bulunan şey onun için yeterli olduğu sürece, doğanın günlük olarak kendisinin eline verdiği imkanların arayışı içinde doğal bir hayvandır/canlıdır. Buradan itibaren onun menzili, gelişim sürecinde kendisinden önceki hayvan menzilinden ayrılıyor ve doğal ihtiyaçlarının tersine, ihtiyaç duyup da doğada bulamadığı şeylerin kendisini uğraş, çaba ve harekete yönelttiğini gördüğü bir aşamaya varıyor. Yani bu insanın, tabiat imkanları bütününden daha fazla olacak miktarda geliştiğini; ihtiyaç hissinin, maddi tabiatın güçleri bütününden ve yaratıcılığından daha fazla gelişme ve genişleme kaydettiğini gösterir. Bu noktadadır ki Heidegger'in ifadesiyle insan “yalnızlığa” varır. İnsan, kendi türünün maddi tabiat türünden olmadığını hissettiği, buralı olmadığını anladığı; onun fıtri yapısının türünün diğer hayvanlardan farklı olduğunu fark ettiği; tabiatta bulunmayan ideallerin onu kendi tarafına çektiğini gördüğü zaman yalnızlığa erer. İnsanın bu noktada yaptığı işlerden biri, yaratma girişimidir.