Çocukken kitap kurdu olan beni, kitaplardan ayıran olaylar, insanlar, her neyse… Ve yıllar sonra yeniden büyük bir açlıkla kitaplara sarılışım; şükür kavuşturana !
Köylere girmek bir felaket. İnsan kendinden, insanlığından, milletinden, sözde kültüründen utanıyor. Şöyle geçiriyor içinden: uzaklarda, yüksek yerlerde tiyatrolar, müzik var, sanatçılar, yazarlar, milletvekilleri, bilimadamları var, burada da cehennemi yaşayan milyonlarca insan.
Halktan milyonlarca insan iki ayaklı domuzlar gibi yaşıyor. Pisler , aptallar ve de cinselliğe düşkünler. Düşündükleri tek şey var, o da mideyi doldurmak. Peki ama bu onların suçu mu ? Hayır, bu onların şanssızlığıdır.
Robinson Crusoe’nun yaşamöyküsünü küçük çocuklar için bir eğlenceye çevirdiler. Oysa bu öykü yücelmek isteyen uluslar için bilgeliğin ilk okuma kitabıdır.
Ama şunu bilin ki, sizin yüksek okullarınızı bitiren çok kimse de yaşam felsefesinden habersizdir. Onların kafası kitaplardaki bilgilerle doludur, ama yaşam felsefesinden yoksundurlar. Aydın değildirler.