Ait olmak yüzünden, kendi portremizi yapma yeteneğimizi yitiririz. Seçtiklerimize kendimizi öyle kaptırırız ki, “ben” yqni birey ile bir yere ait olan “biz” arasındaki ayrım giderek belirsizleşmeye başlar. Her seçim, insanın kendisine ilişkin algılamasını değiştirdiği gibi, objeye ilişkin algılamasını da değiştirir.
Çoğumuz daha bir seçim bile yapmadan önce bir tarafın üyesi olup çıkarız. Daha doğrusu önce bir takım kimlikleri benimseyip, daha sonra bunları birer seçimmiş gibi rasyonalize ederiz.