“İçimden sana kuş lokumu almak, gül reçeli yapmak, ekmek kızartmak, çiçek toplamak geliyor. Ben nanelisini severim sen hangisini, bilmek. Çok aradığın kitabı bulmak, uzun zamandır beklediğin filme bilet almak, cebimde anahtar yerine elini taşımak istiyorum.
İçimden sana kaşkolumu vermek, sana tuzu kaçmış tuzu yokmuş yemekler pişirmek, süt ısıtmak, ceketindeki tozu elimle almak geliyor. Birlikte sığırcık sürüsü seyretmek, sana kağıttan oklar üflemek sana en fazla ve sadece bu kadar zarar vermiş olmak istiyorum.
İçimden sana yaka iğnesi seçmek geliyor, kol düğmesi ve duvar saati sana hediyeler aramak, sana paketler kurdaleler. İstiyorum ki tütsüler yakıp eski şarkılar açıp pencereden sarkalım, ayışığı ayçiçeği ayçöreği ayçekirdeği sevdiğim her şeyi seninle paylaşayım.
İçimden saçını taramak, yüzünü yıkamak, sana havlu tutmak havluyu önceden ısıtmış olmak geliyor. Sana meyve soymak, meyveyi ellerimle toplamış olmak, sana günaydınn diye bağırmak, sana iyi geceler diye fısıldamak, gördüğün tüm rüyaları iyiye yormak seni hiç yormamak istiyorum.
Hiç bilmem ama içimden sana mızıka çalmak geliyor. Sana nar ayıklamak, sana pansuman yapmak, senin için buhurumeryemler büyütmek, seninle durup hep göğe değil biraz da toprağa bakmak. Kırkayaklar kuşlar kadar güzeldir demek, seninle yabanıl otları bile sevmek geliyor içimden.
İçimden sana kaşkol örmek, yanağına düşen kirpiğini almak, yılın ilk karını baharın ilk tomurcuğunu seninle görmek geliyor. Seni süt köpüğüm deniz köpüğüm diye sevmek, seni çocukluk hatıralarını anlatırken dinlemek seni mümkün olsa yeniden bu kez ben büyütmek istiyorum.
İçimden en güzel denizlerde seninle taş sektirmek, kalbimin derinliğini seninle ölçmek, ellerimle topladığım çiçeklerden sana ayraçlar yapmak geliyor. Sadece kitaplarda değil, hayatına da