Bugün sizlere çok sevdiğim bir yazarın kitabıyla geldim. Jack London’ın yazdığı “Yıldız Gezgini” benim için sadece bir roman değil, insanın içindeki o yenilmez kıvılcımın nasıl hayatta kaldığını hatırlatan büyüleyici bir deneyim oldu. Darrell Standing’in bedeninin zindanda, ağır işkencelerin altında paramparça edildiği ama ruhunun hiçbir şekilde teslim olmadığı o yolculuk… işte kitabın kalbi tam da burada atıyor. Hücre duvarlarının arasında sıkışıp kalmış bir adamın, geçmiş yaşamlarına açılan kapılarla özgürlüğü yeniden ve yeniden icat edişi hem acı hem umut hem de tuhaf bir şekilde iyileştirici. Ben bu romanda en çok, karanlığın içinde bile insan zihninin kendine ışık bulabilme gücüne hayran kaldım; çünkü Standing’in o astral yolculukları aslında hepimizin en çaresiz anlarında bile içimizde taşıdığımız dayanıklılığın bir yansıması gibi. Hapishane sahneleri gerçek, sert ve insanın içini burkan bir taraf taşırken; geçmiş yaşamlar ve ruhun sonsuzluğu üzerine kurulu bölümler bambaşka bir kapı açıyor ve bir noktadan sonra kitabı değil, insanın kendi varlığını düşündürüyor. “Yıldız Gezgini” tam anlamıyla acının içinden geçen bir özgürlük hikâyesi. Ayrıca yazın dili her zamanki gibi oldukça doyurucuydu. Özellikle bu türü sevenlere tavsiyemdir. İyilikle ve kitapla kalın.
Yıldız GezginiJack London · İthaki Yayınları · 202510,3bin okunma