Ölümünün acısına arkanda bıraktıkların tek başlarına katlanacaklar. İntiharın bu bencil yanından hoşlanmıyordun. Ama tartınca, ölüm dinginliği yaşamının acı dolu çalkantılarına üstün geldi.
Buyuran ister bir başkası olsun, ister kendin, sipariş üstüne mutlu olamazdın. Yaşadığın mutluluklar birer lütuftu. Nedenlerini anlayabiliyordun, ama onları yeniden canlandırmak elinden gelmiyordu.
Ölümü yaşamak, toparlanıp gittiğini hissedecek zaman olmadan birdenbire onunla burun buruna gelmek yerine, onun gelişini görüp kabullenmek demek miydi?