Eda Tekana

Eda Tekana

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2026 3. kitabı
Cehalet bilgiye tercih edilebilir veya hislerini kontrol etme açısından bilge ve cahil arasında herhangi bir fark yoktur. Bunu söylüyorum çünkü hem insan doğası olarak gücümüzün farkında olmamız hem de bu gücümüzün sınırlı olduğunu bilmemiz gerekir. Özellikle Nietzsche ve Freud'dan beri, öz-bilgiyi elde etme yolunda güçlü psiko-dinamik engellerin bulunduğu ve bilgiyle gelen değişimlerin istenilmeyen sıkıntılara neden olacağı yönünde yaygın bir kanı vardır. Nietzsche şöyle demiştir: Bilgi bizden intikamını almaktadır çünkü cehalet ortaçağda bilgiyi intikam almaya mecbur etmiştir. Bu görüş Henrik Ibsen ve Eugene O'Neill tarafından yazılan yaşatan yalan adlı dramada açık bir biçimde betimlenmiştir. Bu dramanın ana teması; güçlü bireyler hariç çok fazla öz-bilginin psikolojik anlamda denge bozucu ve bu nedenle tehlikeli olduğudur. Yaşam sadece bazı acı yönlerini görmezden gelenler ve yaşamın gerçeklerini bilişsel filtreden geçirenler için tolere edicidir, bu nedenle kendini aldatma yaşam kalitesini artırırken, gerçek çoğunlukla yaşam kalitesini düşürür. Dürüstlük ve gerçekle yüzleşme adına, ortalama bir bireyin yanılsamalarını ve yaşatan yalanlarını ortadan kaldırmak, aynı zamanda o bireyin birçok uyumlu tutum ve hislerini yok etmektir.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Acı çekmeye bağışıklık kazanmak, bilgeliğe ulaşmak için gereklidir. Kendini aldatma bireye, yaşam problemlerine ilişkin dengeli ve pratik bir bakış açısına sahip olma fırsatını asla vermez. Ayrıca bireyin; yaşamını planlaması ve gözden geçirmesi için gerekli olan uzmanlığı kazanmasını, karşıdaki bireyin kendisininkinden farklı olan ahlaki duyarlılıklarına açık olmasını ve kendini, diğerlerini ve dünyayı kabul etmesine yardımcı olan gerçekçi bir bakış açısı kazanmasını engeller. Psikolojik iyi olmayı artırmanın tek yolu, bireyin gerçeğe ilişkin daha az sorumluluk alması, daha az farkındalığa sahip olması ve bilgeliğe ulaştıracak deneyimsel öğrenmeye daha az açık olması değildir. Bunları gerçekleştiren birey insanı yönünü kaybeder ve diğerleriyle kurabileceği birçok İlişki şansını elinden kaçırır.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Yaşamdaki temel amaç, değer, yetenek ve becerilerinin ne olduğuna yönelik doğru ve gerçekçi bir bakış açısı kazanmak amacıyla, kendisini sürekli olarak yargılayan ve eleştiren bireylerin mutlu, yardımsever ve yaratıcı olma şansları; yoğun öz-değerlendirme ve öz-yargılama çabasında bulunmayan ve benlik anlayışını biçimlendirmede zaman zaman pozitif yanılsamalar kullanan bireylere göre daha azdır. Gerçekliği keskin bir gözle arayan bireyler, aslında depresif olma riskiyle daha fazla yüzleşmektedir.
Sayfa 67·Kitabı okudu