Prof. Dr. Medaim Yanık, Tıp eğitimine 1987 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nde başladı. 2000 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzman oldu. 2000-2005 yılları arasında Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda öğretim üyeliği ve bölüm başkanlığı yaptı.
2005 yılında Ruh Sağlığı ve Hastalıkları alanında doçent oldu. 2005–2009 yılları arasında Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekim ve klinik şefi olarak görev yaptı. Bu dönemde hem Bakırköy’de hem diğer ruh sağlığı hastanelerinde elektrokonvulsif terapinin anestezili ve kas gevşeticili yapılmaya geçiş sürecini yönetti. Aynı dönemde Sağlık Bakanı’nın ruh sağlığı alanında danışmanlığını yaptı. Bu dönemde “Ruh sağlığı eylem planının yazılması”, “Toplum ruh sağlığı modeline geçiş”, “Psikiyatri hastanelerinin iyileştirilmesi”, “Psikiyatri hastanelerinin mimarisi” konularında çalıştı.
2009-2015 arasında İstanbul Şehir Üniversitesi’nde psikoloji bölümünün kurucu öğretim üyesi olarak çalıştı. 2010 yılında profesör oldu. 2017 yılında İbn Haldun Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyeliğine başladı. Aynı zamanda özel muayenesinde hizmet veriyor. Uzmanlık tezini çocukluk çağı travmatik yaşantıları ve dissosiyatif bozukluklar alanında yaptı. Tezinde çocukluk çağında yaşanan fiziksel, duygusal ve cinsel travmaları unutup yeniden hatırlanması ve dissosiyatif belirtilerle ilişkisini araştırdı. Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan hastaların psikoterapisi uzmanlaştığı alanlardan biridir. Aynı zamanda “aile ve eş ilişkileri” alanında çalışmaktadır. Prof. Dr. Yanık’ın uluslararası dergilerde yayınlanmış birçok makalesi bulunmaktadır.
Tacize uğramak insanlara bakışımızı bozar. Uğradığımız kötülüğe karşı korumasız kalırsak bu dünyada yapayalnız olduğumuzu hissederiz. Kötülük, yapanın yanına kalırsa adalet algımız bozulur. Bu nedenle taciz yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir meseledir. Mağdurun iyileşmesi için acının paylaşıldığı bir psikolojik çalışma kadar tacizcinin ifşa edilmesi, kötü görülmesi ve cezalandırılması da gereklidir. Aksi takdirde acı çekmiş insan nefret duygusuyla ateş topuna döner ve çevresindekileri kavurur.