"Sizin tanrınız bir bahçenin ortasına bir elma ağacı koyar ve der ki, 'hey arkadaşlar ne isterseniz yapın, ama bu elmayı yemeyin.' Sürpriz sürpriz, elmayı yerler ve o saklandığı çalının arkasından fırlayarak bağırır 'Yakaladım, yakaladım.' Oysa yemeselerdi de sonuçta bir şey değişmeyecekti."
"Bilmiyorum. Bahsettiğin bütün bu kişilerle hiç karşılaşmadım. Senin de karşılaştığından şüpheliyim. Onlar yalnızca duyduğumuz kelimelerde var oluyorlar. Başkalarına ne olduğunu bildiğini söylemek, saçmalıktan başka bir şey değil. Var olup olmadıklarını yalnızca onlar bilir. Onların da kendi gözleri ve kulaklarından oluşan kendi Evrenleri var.
"Siz gerçeklerinizden çok eminsiniz," dedi en sonunda, "Evreni -eğer öyle bir şey varsa tabii- garanti varmış gibi kabul eden birinin düşüncelerine güvenemem."