Fanon, dünyaya bir özne olarak geldiğini ama beyazların dünyasında kendisini diğer nesneler arasında sadece bir eşya gibi keşfettiğini söyler. İnsanların bakışı onun kişiliğini değil sadece dış görünüşünü görür. “Aa anne zenciye bak” bir çocuğun sözüyle, o an’a kadar kendisini insan olarak hissederken, çocuğun ona korku dolu bakışını ona siyah ve korkutucu olduğunu hatırlatır. Fanon maruz kaldığı bu ırkçılığa karşı akıl ve bilimle karşı koymaya çalışmaktadır.
Siyah bir çocuk kendi ailesi içinde normal ve huzurlu bir çocukluk geçirebilir. Ancak ne zaman ki beyazların dünyasına temas eder, işte o zaman ona kendisinin farklı olduğu hissettirilir. Çocuk beyaz olanı iyilikle siyah olanı ise vahşilikle özdeşleştirir. Kendi siyah ailesini ve kimliğini zihninde kötü ve yabancı yere koymaya başlar. Toplumsal baskıların sonucu olarak siyah insan, beyaz adamın bakışını içselleştirir. Bu durum siyah insanın ruhunu ve kimliğini parçalayan bir psikopatolojik durumdur. Siyah insan kendi siyahlığını bir eksiklik olarak görmeye başlarsa beyazlaşma tutkusuna kapılmış demektir. Bu kişinin kendi gerçekliğinden kaçarak beyaz dünyaya sığınma çabasını gösterir. Siyah insanın sadece beyaz adam tarafından tanınmak için verdiği mutsuz çabayı eleştirir. “Ben geçmişin kölesi değilim” diyerek insanın bugününü ve geleceğini kendisinin kurması gerektiğini savunmaktadır.
EdaSiyah Deri Beyaz MaskelerFrantz Fanon