Eda Çam

Görünürde her iki erkekten biri şarkı ve şiir yaza­bilirken hiçbir kadının bu olağanüstü yazın alanında tek bir sözcük bile yazmamış olmasının nedeni uzun zamandır çö­zülemeyen bir bilmecedir.
Reklam
Bir yüzyıla kadar kadınlar korunan cins olmaktan çıkmış bulunacaklar, diye düşündüm. Sonuçta bir zamanlar kendilerinden esirgenen tüm eylemlere ve et­kinliklere katılacaklar. Dadılar kömür taşıyacak. Bakkal ka­dın lokomotif kullanacak. Kadınların korunan cins olduk­ları sırada yapılan gözlemlere dayalı tüm özellikler yok ola­ccak.
Kadınlık korunma altında bir uğraş olmak­tan çıktığında her şey olabilir.
Sekiz çocuk doğurmuş bir hizmetçi kadın dünyanın gözünde yüz bin pound kazanmış bir avukattan daha mı değersizdi?
Kadın­lar yüzyıllardır, erkek görüntüsünü gerçek boyutlarının iki katında gösterebilen enfes bir güce sahip büyülü birer ayna görevini yerine getirmişlerdi. Bu güç olmasaydı, belki de dünya hala bataklıktan ve sık ormanlardan ibaret olurdu. Savaşlarımızın parlak zaferleri bilinmezdi. Koyun kemikle­rinin üzerine geyik resimleri çizip koyun derisi karşılığında çakmak taşı ya da gelişmemiş zevkimize yönelik herhangi bir süs eşyası alıyor olurduk. Süpermen'ler ve Yazgının Parmakları (Fıngers o f Destiny) hiç varolmazdı. Çar ve Kayzer hiçbir zaman taç giyemez ya da taçlannı yitiremezlerdi.
Reklam