Sesi de ölmüştü şimdi ölünün. Bir daha hiç olmayacak sesi. Hiçbir şey diyemeyecekti bir daha. Sessizin kendisi olmuştu. Söylenmemişler olacaktı artık aramızda sadece. Ölümlere bu yüzden üzülüyoruz aslında, bize bir daha asla yanıt veremeyecek ölüler. O yüzden Levinas “Ölüm bozulmadır, yanıt yokluğudur,” diyor. Ölülerimiz yükümüz bizim, kamburlarımız. Bizi eksik kılanlar… Bizi yoksul koyanlar… Bizi boğazımızda bir yumruyla bırakanlar… Onların ölümüyle deneyimliyoruz ölümü. Başkalarının ölümüyle karşılaştığımızda tanışıyoruz ölümle. Sevdiklerimizin ölümünü ölüyoruz biz de.