Hep lira lafı gelip geçiyordu. Şu lira sözünden çoktan bıkmıştım. İnsan onsuz bir şey duyamıyordu ki, onlarin arasına zehirli sivrisinek gibi bin, yüz, kirk, elli ne bileyim hiç olmazsa iki lira lafı girip vızıldamısın. Hep lira, lira, lira. Hep lira söylemek, lira duymak için mi dünyaya geldik? Dağlar, mavi gökler, koca koca çamlar, incir bahçeleri silinip süpürülüp süprüntü diye bir tarafa atılıyor; kâinat lira sözleriyle boğuluyor. İnsan gönlü itile itile pis ve murdar banknot kümelerinin içine gömülüyor.