17 yasinda ki edacik edebiyata merak saldigi yillarda bi kitapcidan tesadufen almis bu kitabi okumamis kismet 24 yasinaymis. Basladim ve bitirdim. Cok duygulandim okurken cok etkilendim. Bence sizde bu dunyadan gocmeden okuyun.
Kitabin Yazarı annesinin küçük bir kaza ile başlayan, sonra kanser olduğunun öğrenilmesi ile devam eden hastanede, ölümüne kadar geçirdiği hikayeyi anlattığı bir kitaptır. Aslında önemli olan hastane hikayesinden çok, Beauvoir’in “anne” imgesine sakladıklarıdır. Çok yalın ve akıcı bir dille anlattığı hikayesinde bu “anne” imgesini ölümsüzleştirmek ister. Bir çocukla anne ilişkisinin nasıl olması gerektiğini bize çok ince bir şekilde hissettirmeye çalışır. Kendisi hiçbir zaman sırdaş, arkadaş olabilecek bir anne-kız ilişkisine sahip olmamıştır. Bir gece hastanede kız kardeşinin yerine Beauvoir’in kalması ve annesinin gözlerinin içine bakarak “Sen, ürkütüyorsun beni” demesi gerçekten insanın içine işleyen ve okuyucuyu üzen bir durum. İşte burada anne imgesi daha farklı bir hal almaya başlar ve anne-kız ilişkisi burada kırılır. anneye karşı hissedilen duygu yoksunluğu kitap ilerledikçe daha da dikkat çekmeye başlar. Sayfa 79’da “Aramızdaki susku, büsbütün saydamsızlaştı” der Beauvoir.
Tüm bu hesaplaşmalar aslında diri olmak ve ölü olmak arasında kalan insanın varoluş kaygısının bir yansımasıdır. Bu yüzden benim için okunması gereken bir kitaptır Sessiz Bir Ölüm. Acıya, anne ile olan ilişkilere, belki de en önemlisi Beauvoir’a farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak bir kitap.
Sessiz Bir ÖlümSimone de Beauvoir · İmge Kitabevi Yayınları · 2019900 okunma