Edanur Gündem

Edanur Gündem
@Edagndm
“Biletleri, daha satışa çıkmadan kapışıyorlar. Kendileriyle birlikte karılarına, çocuklarına, bütün sülalelerine mezar satın alıyorlar. Bu ne biçim anlayıştır? Sen her zaman kuyruğun arkasında kalıyorsun: Bir sinemaya gidemiyorsun, bir fincan kahve içemiyorsun, doğru dürüst ölemiyorsun. Hep tetikte olacaksın, hep ilerisini düşüneceksin: Sabah olmadan öleceksin ki cenazen öğle namazına yetişsin.”
Sayfa 218·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Ne var ki, dünyada ’sizi anlıyorum’ gözlerinin sahteleri türemişti; gerçeği sahteden ayırmak çok zordu. ‘Sizi- anlıyorum konuşmanıza ihtiyaç yok’ ya da ‘siz-onlara-bakmayın-yalnız-gözlerime inanın’ bakışlarının çoğu aslında ‘bugünü-geçirmek-için-birine-ihtiyacım-var’ kalıbından ibaretti. İnsanın, böyle sahtekârları görünce, başı ağrıyordu.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Sevgi başını salladı, birşeyler söylemek istedi, beceremedi. Ellerini kenetledi; çenesini ellerinin arasına gömdü. Birden ürperdi, şalına sarındı. İnsan, annesinin öldüğü gece de üşüyordu. Artık
Sayfa 203·Kitabı okudu
Ölüm gibi, tatsız ve bir türlü söylenemeyen bir kelime havada dolaşıyor ve onların diledikleri gibi yaşamalarını engelliyordu. Günlük konuşmalarda rahatça söylenilen ve anlamı bilinmeyen bu kelimenin kullanılamaması bile durumu değiştiriyordu. Tam bu acı kelime dillerinin ucuna geldiği sırada kendilerini tutmaları, kelimeyi söylemekten de kötü bir etki yapıyordu. Konuşulmaktan korkuluyordu; sanki, en basit bir söz bile sonunda, söylenmesi yasak o kelimeye gelip dayanacaktı.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Birçok dert de, ne yazık, bilimin istediği tanımların içine sığmıyordu. İnsanın, bilimdışı ne kadar çok hastalığı vardı.
Sayfa 201·Kitabı okudu