Bir anne baba çocuğunu diğer çocuklarla kıyaslamaya başladığı anda mayınla döşenmiş bir yola girmiş demektir; bu tür bir mayının ne zaman patlayacağını bilemezsiniz. Kaygı doğal ama kaygının esiri olmak doğal değil. Aklı başında vicdanı olan her anne babanın bunun farkında olmasını isterim.
Sosyal medyayı kullanırken bilinçli olmadığımız, seçimlerimizi niyetimizin farkında olarak yapmadığımız takdirde; sanal olarak bize sunulan hayatların, olayların ve duyguların etkisi altında kalmamız işten bile değildir. Üstelik sadece etki altında kalmıyoruz; oradaki hayatı, duyguyu, aşkı, mükemmelliği arzuluyor; bunlar hayatımızda olmayınca tatminsizlik, depresyon, öfke ve hüzün gibi duygulara kapılıp gidiyoruz. Üretmemeye başlıyor ama bir yandan da üretmeden mükemmellik arıyoruz. Sanki hiç cefa yokmuş gibi görünen hayatlara özeniyor; kendi hayatlarımızdaki sorunları gözümüzde daha da büyütüyor; karşımızdakini şanslı, kendimizi ise şanssız olarak tanımlıyoruz.
Gelecekte istediğimiz bir amaç, bir vizyon uğruna şimdi elde edebileceğimiz rahatlık ve hazdan vazgeçebilmeliyiz. Şimdiki rahatından fedakarlık yapamayanlar anlamlı, coşkulu ve güçlü bir gelecek için uğraş veremez.
Hata yapmaktan çekinme. Yanlış cümleler kur, alakasız şeyleri araya sok, korkma! Çalışman bir taslak halindeyken,hatta bittiği zaman bile senin elinden mükemmel olarak çıkmak zorunda değil. Bunu anlamak çok ama çok rahatlatıcıymış.