Peki, haydi! Ölüme karşı cesaretlenelim, bu korkunç düşünceyi ellerimizin arasına alalım ve ona dikkatle bakalım. Kendisine ilişkin açıklama isteyelim ondan; bizden ne istediğini öğrenelim; bütün yönleriyle inceleyelim onu, gizemini çözelim ve mezara önceden bakalım.
Bana öyle geliyor ki gözlerim kapanır kapanmaz, büyük bir aydınlık ve içinde ruhumun sonsuzca yuvarlanacağı ışık uçurumları göreceğim. Sanki, kendi varlığıyla aydınlanacak gökyüzü, yıldızlar gökyüzünde karanlık lekeler gibi duracaklar; yaşayanların gözlerinin, kül rengi kadife üzerinde altın pullar gibi gördükleri halleriyle değil, altın çarşaf üzerinde siyah noktalar olarak görünecekler.
Ya da , zavallı benim, çeperleri karanlıklarla kaplı, karanlıkta kımıldayan şekiller görerek durmadan içine düşeceğim korkunç, derin bir çukur olacak bu belki de.