- İçine batmak için aşkına yüklenmelisin,
Öyle duyarlı bir şeye sen çok ağır gelirsin.
- Aşk duyarlı bir şey mi ki ?
Öyle kaba, öyle hoyrattır ki , acıtır diken gibi.
İç çekişlerin buğusuyla yükselen bir dumandır sevgi
Duman dağılınca, tutuşan bir ateş olur âşıkların gözlerinde
Keder indi mi bir kez âşıkların gözyaşlarıyla beslenen bir deniz oluverir...
Başka ne olabilir?
En akıllıca çılgınlık, soluk kesen bir zehir ve bir panzehir ölümden kurtaran.
- Ah, uzaktan nazik görünen aşk
Nasıl da acımasız ve kaba dendiğinde !
- Ah sevgi, gözleri bağlıyken bile
Nasıl da görür, yolunu seçer dilediğince !
...
Ey kavgacı sevgi ! Sevilen nefret !
Ey ağır hafiflik ! Ağırbaşlı uçarılık !
Ey hiçten yaratılan her şey!
Uyumlu biçimlerin , biçimsiz kargaşası
Kurşun tüy, parlak duman , soğuk ateş, sayrılı sağlık
Hep uyanık uyku...
" Bilakis zavallı erkekler Suat Hanım, bir kadının ne olduğunu anlayanlar için asıl zavallı olan erkeklerdir. Kadın olmayınca bir erkek hayatının ne akim, ne yağmursuz, tesellisiz bir siyah çöl olduğunu bilseniz... Bunu birçok erkekler de bilir de sonra unuturlar. Bir kadının bir erkek hayatına sade bir mevcudiyetle nasıl bir şiir ve taravet verdiğini, ruhu bertaraf etsek bile yalnız vücut için de nasıl büyük bir hami olduğunu bilseniz...