Belli ki zihin odak noktasını sürekli değiştiriyor, dünyayı farklı perspektiflere oturtuyor. Ama bu ruh hallerinden bazıları kendiliğinden oluşsa bile, ötekiler kadar rahat değildir. Onların içinde sürekli kalabilmek için farkına varmadan bir şeyi engelleriz ve bu bastırma zamanla çaba gerektirir. Ancak çabasız da sürekli kalabileceğimiz bir ruh hali de bulunabilir çünkü onda bastırmamız gereken bir şey yoktur
Zihnin bütünlüğü" derken neyi kastediyoruz, diye düşündüm, çünkü zihnimizin herhangi bir anda, herhangi bir noktada yoğunlaşma gücü öylesine büyük ki, tek bir halde olamazmış gibi duruyor. Örneğin sokaktaki insanlardan kopabilir ve kendini onlardan ayı düşü nebilir, yukarıdaki bir pencereden onlara bakıyordur. Ya da başka insanlarla birlikte düşünebilir, örneğin bir haber dinlemek üzere bekleyen bir kalabalığın arasınday ken.
Ne zaman aşk üzerine, ölüm üzerine tanıdık şeyleri tanıdık yerlerde hissetmek üzere olsam, önemli nokta biraz daha ilerideymiş gibi, can sıkan yaratık alıp götürüyordu beni