Yaşamak garip bir şey. Bir anlık fotograf ve bir damla nefesten ibaret aslında. Bu kadar basit görünen şey aslında göründüğünden daha karmaşık ve daha zorlayıcı.
Bazılarına sorarsan yaşamakta ne var ki. İşe git eve dön, biraz gez dolaş sokaklarda. Gece olunca da günün tekrarını yarına aktarmak için birkaç horultulu dinlenceden sonra günü tekrar karşıla.
Kimi, hayatı yaşadığı anın içinde arar, kimisi yarının umudunda kimisi de dünün beyninde bıraktığı acımsı tatta. Her türlü de anın nasıl geçtiğini anlamaz insan. İşte ben de zamanını nasıl geçireceğini anlayamayan ya da anlamak istememekte direnenlerdenim.
Kimi, hayatı yaşadığı anın içinde arar, kimisi yarının umudunda kimisi de dünün beyninde bıraktığı acımsı tatta.
Dünyada yaşayan 8 milyarı aşkın insan ne için yaşar. Hayatında bir şeyleri gerçekten güzelleştirmek için mi yoksa gününü kurtarıp yarına gemisini kurtaran kaptan edasıyla bir merhaba demek için mi? İster hayatını güzelleştirmek için olsun isterse de günü kurtaran kaptan, her halükarda dünde yaşadığını unutamadığı için geleceğe çok umutla bakamayan bir insan olarak karşılıyor beynim yarını.