Zorluklara, aksilik ve üzüntülere meydan okumak, onları bize verilen haksız bir ceza olarak görmemek bizi güçlü kılar. Bunun içinse inanç ve cesaret gerekir.
Sevgi gibi alçakgönüllülük ve nesnellik de birbirinden ayrılamaz. Eğer ben bir yabancı hakkında nesnel olamıyorsam ailem için de olamam; bunun tersi de geçerlidir.
Nesnel olabilmek, yani kişinin aklını kullanabilmesi ancak kişi alçakgönüllü tavır içindeyse ve kendini çocukluğundaki ''her şeye gücü yeten'' ve '' her şeyi bilen'' olma hayalinden kurtarabilirse olasıdır.
Düşmanın iyi bir davranışı bile onun melaneti olarak ele alınır, bizi ve dünyayı kandırmaya yönelik davranışı olarak görülür. Buna karşın bizim kötü davranışlarımız soylu amaçlarımız için gereklidir ve yapılmalıdır. Aslında biri uluslararası ilişkileri bireylerarası ilişkilerde olduğu gibi incelese, bu ilişkilerde nesnelliğe çok az rastlandığını, buna karşı narsist çarpıtmanın bir kural olarak yerleştiğini görür.