Bazı kitaplar vardır; kitap demek hakaret gibi gelir bana. Bu eser de o kitaplardan biri benim için...
Dili ağır deniyor ve bu, okur için bir önyargı oluşturuyor. Aslında bu dil, bir eser için mertebe niteliğinde. Öyle bir dil ki bu; neredeyse her cümle özenle seçilmiş, adeta bir denizde dalgalanarak kıyıya güvenle kavuşuyor. Ve bu dalgalanma, zihnimizi yeri geliyor düşündürüyor, yeri geliyor hüzünlendiriyor, yeri geliyor sinirlendiriyor. Ama hep kendimizden, dünden, bugünden ve yarından bir şeyler barındırarak kıyıya ulaşıyor.
Her kitap hızlı okunduğu zaman güzel olacak diye bir şey yok. Toplum olarak bu konuda fazlaca önyargılıyız. Bu eser, sindire sindire okunması gereken, bazen birkaç gün üzerinde düşünülebilecek bölümler bulunan bir eser. Aşk, tarih, felsefe, macera, sanat gibi birçok alanın ve konunun içerisinde bulunduğu, çok katmandan oluşuyor.
Tanpınar'ın dünyada ne kadar tanındığını bilmiyorum ama Rus bir yazar olsaydı, bu eseriyle en çok tanınan yazarlardan biri olacağına hiç şüphem yok.