Dilek Uçar

Ve gerçekten, ah ruhum! Kim görüp de senin gülümsemeni, gözyaşları içinde erimez? Melekler bile gözyaşlarına boğulur gülümsemenin aşkın iyiliğinden. İyliğin ve aşkın iyiliğindir yakınmak da, ağlamak da istemeyen, fakat yine de, ah ruhum, özler gülümsemen gözyaşlarını ve titreyen ağzın hıçkıra hıçkıra ağlamayı.
Reklam
Uçmayı öğrenmek isteyen, ilk önce ayakta durmayı, yürümeyi, koşmayı, tırmanmayı ve dans etmeyi öğrenmelidir. İnsan uçmayı uçarak öğrenmez.
Kimin açlığını çekiyordu ruhum, tek başıma gezinirken geceleri kayıp patikalarda? Ve dağlara tırmanırken, seni değilse kimi arıyordum zirvelerde? Tüm o gezintilerim ve tırmanışlarım bir ihtiyaçtı yalnızca, çaresizin bir çaresi; tüm istemcimin tek isteği hep uçmak oldu senin içine.
Bizzat sen değil misin alaca bulaca kötülüklerle ve hayatın melek suratlarıyla dolu tabut?
Kendini kendi ateşinde yakmak istemelisin; ilk önce kül olmadan nasıl yenilenmeyi isteyebilirsin?
Reklam