Ve gerçekten, ah ruhum! Kim görüp de senin gülümsemeni, gözyaşları içinde erimez? Melekler bile gözyaşlarına boğulur gülümsemenin aşkın iyiliğinden.
İyliğin ve aşkın iyiliğindir yakınmak da, ağlamak da istemeyen, fakat yine de, ah ruhum, özler gülümsemen gözyaşlarını ve titreyen ağzın hıçkıra hıçkıra ağlamayı.
Kimin açlığını çekiyordu ruhum, tek başıma gezinirken geceleri kayıp patikalarda? Ve dağlara tırmanırken, seni değilse kimi arıyordum zirvelerde?
Tüm o gezintilerim ve tırmanışlarım bir ihtiyaçtı yalnızca, çaresizin bir çaresi; tüm istemcimin tek isteği hep uçmak oldu senin içine.